Platform Dergisi’ne Süslü Kadınlar Bisiklet Turu’nu Anlattık

Hollanda‘da aylık yayınlanan düşünce, aktüalite ve haber içerikli Platform Dergisi‘nden Okan Akın’ın Sema Gür ile yaptığı röportajı sizlere paylaşmak istedik.

Platform: Sevgili Sema, istersen ilk önce seni tanıyalım, Sema, nam-ı değer Sema Gür Uçuşan Teker kimdir?

Merhaba. Ben 1973 yılında Bandırma’da doğdum.20 yıldır İzmir Amerikan Koleji’nde tarih öğretmeniyim. Uzun yıllar salon danslarıyla ilgilendim. Şarkıcılık da yaptım. 4 yıldır da aktif olarak bisiklet kullanıcısı ve aktivistiyim.

Platform: Bu Uçuşan Teker de neyin nesi kuzum!..

Kendi kendime taktığım bir lakap. Ben bisiklete yaklaşık 38-39 yaşlarımda başladım. Hayatımda 3 tekerlekli bisikletler dışında hiç bisiklet olmadı. Bisiklete binmeyi öğrenince de hemen gruplarla sürüşlere başladım. Bisiklet grupları çok kalabalıktı ve ben dengede durmakta bile zorlanıyordum. Diğer bisikletçilerin beni farketmesi için kaskıma kocaman bir tüy taktım ve bana yaklaşmamaları konusunda uyardım. Uzaktan kafasında tüy olan ve uçuşan bir teker olarak görünüyordum. Sosyal medyada da bu lakap insanların dikkatini çekti. Nereden bilebilirlerdi ki “uçuşan teker”in bisiklete binmeyi yeni öğrenen ve savrulan bir kadından çıktığını.

suslu kadinlar bisiklet turu

Platform: Süslü Kadınlar nasıl başladı? Neden Süslü Kadınlar, neden bisiklet?

Ben  bisiklete binmeyi geç öğrendim. İlk başladığım zamanlarda bana yardımcı olan yakın arkadaşlarım olmasaydı cesaret edip de bisikletimle yollara çıkamazdım. Ben de İzmir kadınlarına cesaret vermek istedim. Çevremde 38 yaşımdan sonra nasıl cesaret edip de turlara gittiğimi, bu yaştan sonra nasıl uzun turlara gittiğimi soran çok kadın oldu. Çoğu insandan duyduğum ise, bisikletlerinin balkonda, bodrumda çürümüş olduğuydu… Beni cesaretlendiren arkadaşlarım vardı, o zaman evlerinden bisikletlerini çıkarıp kadınları yollara dökecek bir şey yapmam gerektiğini düşündüm. Bisiklete binmeyi az bilen kadınlar da varolan turların erkek egemen tavrından yakınıyordu. Onları cesaretlendirecek bir hareket yapabileceğimi düşündüm.

Başlangıçta derin bir felsefe ile başlamadım aslında. Ufak bir dokunuş olur diye düşündüm. Süslü kelimesi aslında bir duruş. Türkiye’de kadın olmak çok zor. Çünkü açık ya da üstü kapalı, bir şekilde sizin nasıl davranmanız,ne giymeniz  gerektiğine toplumsal baskı karar veriyor. Süslü olmak aslında “Sana ne istediğim gibi bisiklete binerim” demek.Yani amacımız dikkat çekmek.

skbt-1

Platform: Süslü kadınlar Türkiye’de, hatta dünyada neyi değiştirmek istiyorlar? Protesto ettikleri nedir?

Erkek egemen dünyaya karşı, “Biz varız,istediğimiz gibi,istediğimiz zaman yollarda oluruz” mesajı vermek istiyoruz. Farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. Otomobillerden boğulan insanlara alternatif bir ulaşım aracı gösteriyoruz. Bisiklete binen kadınları çoğaltmaya çalışıyoruz. Çok olursak bisiklet yollarının artacağına inanıyoruz. Türkiye’de kadının dik duruşunu göstermek istiyoruz.

Platform: İlk başlarken kaç kişiydiniz, şu an kaç kişisiniz? Diğer şehirlerden de size katılanlar oldu mu?

İlk turu 22 Eylül 2013 Pazar, ikincisi 21 Eylül 2014’te üçüncüsünü 20 Eylül 2015’te yaptık. Dördüncüsünü de 25 Eylül 2016 Pazar günü yaptık. Eş zamanlı olarak onlarca şehirde yapıldı. Etkinliklerimizi sosyal medya üzerinden duyuruyoruz. İlk yıl tura yaklaşık 250 kişi geldi. İkinci yıl 500, üçüncü yıl da yaklaşık 1000 kişi geldi. Sayımız giderek arttı. 2016’da turu fark eden 28 şehir, turu yapma kararı aldı. Büyüdüğümüz için kar amacı güdülmemesi amacıyla turun tüm haklarını satın aldım. Bir çok şehirde gönüllü bisikletçi kadınlarla işbirliği içindeyiz şimdi…

skbt2

SÜSLÜ KADIN KİMDİR?

Platform: Sana göre iyi bir “Süslü Kadın” nasıl olmalıdır?

Ha haa evet artık böyle bir kavram oluştu değil mi? Ne tuhaf, ben süslü biri değilim. Ama olabilirim de bu sadece beni ilgilendirir. Kafamızdaki kalıplardan sıyrılmamız gerekir. Süslü olan aptaldır, erkek gibi görünen kadın akıllıdır imajı hissediyorum bazen. Bunlar hep kafamızda yarattığımız kalıplar. Süslü kadın, kalıpların dışında kendi istediği gibi yaşayan kadındır.

Platform: Erkekler Süslü Kadınlar inisiyatifinin bir yerinde var mılar?

Erkekler; turumuzu destekleyenler ve bizden nefret edenler olarak ikiye ayrılıyor. İlk yıl erkeklerin gelmesini istemedik ve kıyamet koptu. Erkekler çok alındılar çünkü tüm turları kendileri yapıyordu! Ama çok iyi niyetli destek olmak isteyen erkek arkadaşlarımız bizi yumuşattı. Tura gelebileceklerini ama ön planda olamayacaklarını, uygun kıyafetle gelmeleri gerektiğini kendilerine anlattık ve bize uyum sağladılar. Koordinasyonumuzda erkeklerin yeri yok. Ancak her zaman destekçimiz oldular.

Platform: Süslü Kadınlar inisiyatifi bugüne kadar neler yaptı ve neler başardı?

Sanırım İzmir’de daha çok kadının bisiklete binmesine katkı sağladık. Ayrıca İzmir’in tanıtımına fotoğraflarımızla büyük destek verdik. Ayrıca bu yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü armağanı olarak 4 günde yaklaşık 250 kadının bisiklete binmeyi öğrenmesini sağladık. En önemlisi de gülümseyen bir eylem örneği verdik…

süslü kadınlar bisiklet turu

 Platform: Belli bir yönetim kadrosu var mı, yoksa herkes kendi başına bir lider mi? Kararları kimler, nasıl alıyor?

Bu etkinliğin kurucusu olarak tanıtılsam da  yakın arkadaşlarımız hep destek verdi. Arkadaşım Pınar Pinzuti başarılı bir bisiklet aktivistidir. Dünya gezginidir ve sosyal medya konusunda uzmandır. Bisikletizm adlı bir oluşumu ve sayfası var. Bisiklet blog yazarı. Onun sihirli elleriyle sosyal medyayı yönetiyoruz ve çoğalıyoruz. Arkadaşım Tuğba Laçiner de poster, logo tasarımları konusunda yardım ediyor. 3 kişi gibi görünsek de tüm kadınlar bize destek olmaya hazır ve coşkulular. Biz bir kurum değiliz. Biz aktivist kadınlarız ve gönüllü bisiklet misyonerleriyiz…

Platform: Sevgili Sema, herkes bilir ki İzmir’in kızları güzellikleriyle ünlüdür, şimdi bir de protestoculuk mu eklendi? Ne dersin!

İzmir kadınları her zaman farklı duruşlarıyla tanınıyorlar. Cumhuriyet mitinglerinde her zaman öncü oldular. İzmir Osmanlı döneminde de farklıymış.Bir liman kenti, levanten kenti olduğu için çok farklı kültürler bu şehirde bütünleşmiş. “Gavur İzmir” deyimi de bu çok kültürlülükle ilgilidir. Süslü Kadınlar bu birikimin bir devamı olabilir ancak…

Platform: Bundan sonra Süslü Kadınlar’ı neler bekliyor?

Bu hareket bir kadın sohbetinde başladı. Hiç tahmin etmediğim yerlerdeyiz şimdi.Bana bundan 4 yıl önce şu anki durum söylenseydi kahkahalarla gülerdim,”hadi canım” derdim. Ama farklı ve basit bir dokunuş bu hareketi doğurdu sanırım.

Bundan sonra çoğalarak devam edeceğimizi düşünüyorum. En önemli görevimiz daha çok kadının bisikletle tanışmasını sağlamak. Bisiklet eğitimi yönünde çalışmalar yapmaya devam edeceğiz. Ne kadar çok kadını sokağa çıkarabilirsek ve ne kadar çok otomobili yoldan uzak tutabilirsek o kadar amacımıza ulaşmış olacağız.  Bisiklet özgürlüktür.Türk kadınları bisikletlerine binip özgürce dolaşmayı hak ediyor…

Süslü Kadınlar Bisiklet Turu 2016 Basına Nasıl Yansıdı?

25 Eylül 2016 Pazar günü, Türkiye ve KKTC’de 27 şehirde eş zamanlı yapılan Süslü Kadınlar Bisiklet Turu yerli ve yabancı basına nasıl yansıdı?

New York Times

Hürriyet Daily News 

hdw_fancy_women

 

 

 

 

 

Nuovo Levantino

levantino

In Cyprus

skbt

 

 

 

 

 

bikeitalia.it

bikeitalia

Sözcü Gazetesi: 

 

 

 

sivilsayfalar

T24: “Otomobilsiz Yaşam Mümkün

YEŞİL GAZETE: Süslü Kadınlar Bisiklet Turu bu sene 28 kentte eş zamanlı gerçekleştirildi

NEDEN? SKBT – Basın Açıklaması

Süslendik çünkü dikkat çekmeye çalışıyoruz! Neye dikkat çekmek istiyoruz?

 skbt-izmir-photo-by-hakan-kavas

Süslü Kadınlar Bisiklet Turu, 2013 yılında İzmir’de Sema Gür’ ün
girişimleriyle, bisiklete binen bir grup gönüllü kadının desteği ile başlamıştır. 5
yıl içerisinde büyüyen bu etkinlik Türkiye’de diğer şehirlerde bisiklete binen
kadınların da dikkatini çekmiştir. Turumuz bu yıl 24 Eylül Pazar günü yaklaşık 45 şehirde eş zamanlı olarak yine gönüllü kadınlar tarafından yapılıyor, gururluyuz.

Biz bisiklete binen kadınlar neye dikkat çekmeye çalışıyoruz?

Neden toplandık buraya?
Bisiklet kent yaşamının bir parçasıdır. Bisiklet çevreyi kirletmeyen, doğa dostu
bir ulaşım aracıdır. Bisiklet; yoğun kent trafiğine çözüm olabilir ve bir ulaşım
aracı olarak algılanmalıdır. Eğer uygun bisiklet politikaları ve yolları olursa, işe
veya ulaşacağımız yere rahatlıkla bisikletle gidebiliriz. Biz de dünyanın birçok
yerindeki hemcinslerimiz gibi günlük kıyafetlerimizle bisiklete binerek
ulaşımımızı sağlayabiliriz. Buna dikkat çekebilmek amacıyla süslendik ve
bisikletimizle yollara çıktık.

Neden toplandık buraya?
“Avrupa Hareketlilik Haftası” kapsamında yapılan “Dünya Otomobilsiz Kentler
Günü’ ne vurgu yapmak için buradayız. Dünyanın birçok ülkesinde yapılan
etkinlikler zincirine Türkiye’de İzmirli kadınlarımız yıllardır öncülük etmektedir.
Biz de İzmir’de bisiklete binen kadınlar olarak, motorlu taşıtların olmadığı
yollarda bisiklete binmenin ne kadar keyifli olduğunu göstermek için buradayız.
“Egzoz kokusuna karşı parfüm kokusu” diyoruz.

Neden toplandık buraya?
Yollar sadece motorlu taşıtlara ait değildir. Yollarda bisikletlilere saygı istiyoruz.
Motorlu araçların hiçe saydığı birçok insanı bisiklet kazalarında kaybettik.
Kendilerini rahmet ve saygıyla anıyoruz. Yollarda bisikletlerimizle çok ve görünür
olursak, motorlu araç sürücülerinin farkındalığının artacağını düşünüyoruz.

Neden toplandık buraya?
Kadın ve erkeklerin bu toplumda aynı haklara, yükümlülüklere sahip olduğunu
hatırlatmak istiyoruz. Eğer kadın-erkek eşitliğinden bahsediyorsak, herkesin aynı
fırsatlara sahip olması gerektiğine vurgu yapmak istiyoruz. Kadınız ve görünür
olmak istiyoruz, görünür olamayan binlerce kadın var ülkemizde. Kadın,
toplumda görünür olduğu sürece o toplum nefes alır. Kadın korkmadan yollarda
olmalı, toplumun her alanında “var” olmalı.

Neden toplandık buraya?
Çünkü bisiklete saygı, kadına saygı, kadın bisikletliye saygı istiyoruz…
İşte bu yüzden buradayız!