süslü kadınlar bisiklet turu

Bir Süslünün Ağzından Süslü Kadınlar Bisiklet Turu

DÜNYA DEĞİŞECEK

2013 yazına doğru bir zamanlarda duydum, 30 yıllık arkadaşım Sema’nın ağzından uzun zamandır hayal ettiğim etkinliği. “Böyle süslensek, bisiklete binsek, bir farkındalık yaratsak nasıl olur acaba” dedi. Masadakiler hep bir ağızdan “şahane olur” dedik.  Zaten uzun zamandır her türlü bisiklet aktivistliğine koşuyordum. Zaten böyle naif bir etkinliğin hayalini kuruyordum, nasıl hayır diyebilirdim ki.

“Ben artçı olayım, arkada kalanlara destek çıkarım. Ara sıra da yancı takılır düzenleme yaparım. Ayrıca minik el ilanları da hazırlayayım, yolda dağıtırız” dedim Sema Gür’e. Etkinlik günü içimdeki görev bilinci ile elimdekileri gelenlere dağıtıp grup sürüşü ile ilgili bilgiler verirken Sema heyecanla kameralara konuşup, bilgi veriyordu. O da şaşırıp heyecanlanmıştı çünkü ilk defa böyle bir etkinlik yapılıyordu ve büyük bir sevgi ile karşılanmıştı.

bisikletinvarsa1

bisikletinvarsa2

Ertesi seneye daha çok hazırlandık. Daha çok süslendik. Yine de 500 kadın aklımızı başımızdan aldı. Ben yine artçı ve yancıydım. Zorlananlara destek olmaya çalışıyordum. Daha çok izleme ve yorumlama şansım oldu. Kadın olmanın gururu, İzmir’li olmanın gururuna karışıyor, özgürlüğünü ve bireyselliğini ve dahası varlığını haykırıyordu kadınlar. Hiçbir kelime sarfetmeden gülümseyerek, kahkaha atarak, el sallayarak haykırıyordu. 2014 ün 21 Eylül’ünde bir kadının çıkmış bir zincirini süslü püslü kıyafetimle takarken benden yüzlerce metre ileride başı çeken Sema’ya duyamayacağı cümleyi sarfettim; “Başardın Semacığım, başardın…”

O sene bitmeden Pınar Pinzuti’nin çok ciddi katkıları başladı etkinliğe. Zaten iyi bir blog yazarı ve bisiklet sevdalısıydı. Medya üzerindeki marifetlerini konuşturmaya ve etkinliği uluslararası platformda konuşulur hale getirmeye başladı. Ben tasarım ve organizasyon desteği verirken bir yandan etkinliği bozmaya çalışanları temizlemeye çalışıyordum. Bir ekip olmuştuk. Sema bütün gücüyle bisikletin insan hayatına katkısını anlatan konuşmalar yapıyor, seminerlere konferanslara, radyo ve televizyon programlarına koşuyordu. Sponsor olmak isteyenleri kibarca reddediyorduk. Ne bisikletin, ne kadının ne de gülümsemelerimizin sponsora ihtiyacı yoktu. Hiçbir partiye, slogana, ideolojiye ait değildik. Yarışmalar düzenledik, yabancı önemli televizyon kanallarına röportajlar verdik.

Zaman yaklaştıkça diğer şehirlerden katılımlar başladı. Sadece İzmir’mi güzeldi, bütün şehirler güzeldi. Etkinlik liderleri cansiperane çalışmalarla şehirlerini hazırladılar.

süslü kadınlar bisiklet turu

En sonunda 20 Eylül gelip çattığında karşımızda duran basın mensuplarının kalabalığına inanamadım. Arkamızda bir kadın seli vardı. Bu sefer Sema’nın isteği ile komite olarak en öndeydik. Bir yanda Sema balerin pozları ile gülümsetirken, öbür yanda Pınar eteklerini tutmuş ortada zıplıyordu. Sema’nın can dostu Filiz Karagözoğlu ile kahkahalar atıyorduk. Güzellik ve neşeden başka bir şey yoktu. Parfüm kokusu sonbahar melteminde dolaşıyor, o kadınların güzelliği, coşkusu beni bile benden alırken Sema yanımda dünyanın en güzel cümlesini sarfediyordu “Kadın konuşursa, kadın sokağa çıkarsa dünya değişir”

Tuğba LAÇİNER

Reklamlar

Yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s